Yüce Allah aşağıdaki 2:104 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

111|2|104|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tekûlû râinâ ve kûl ûnzurnâ vesmeû ve lil kâfirîne azâbun elîm.

Ey inanmış kimseler! Demeyin: “Güt bizi”; deyin: “Gözetle bizi”; ve dinleyin; ve kafirler içindir elim/acı bir azap.

 

(رَٰعِنَا) râinâ kelimesi kökü (رعي) otlatmak-gütmek (graze), hayvan sürüsü gütmek (to tend *a flock of animals), birinin kanatları altına girmek (take under one’s wing) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 401 (of 1303)

(ٱنظُرْنَا) kelimesi kökü (نظر) bakmak (to perceive with the eyes, view), görmek (see), gözlemek-gözetmek (watch, observe) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1147 (of 1303)  

Müminlerin en büyük özelliği 2:104 ayetinde işaret ediliyor. Müminler güdülecek hayvan gibi davranmazlar, davranamazlar. Başlarına bir çoban aramazlar. Hatta çobanlık yapmak isteyen kimseler olursa onlara karşı gelirler. Bu ayeti gösterirler. İzin vermezler.

Bu ayet diktatörlüğün her türlüsünü, gizlisini açığını ayaklar altına almıştır. Yukarıdaki ayet müminlere bir emirdir. Kuzu olmayın buyurmaktadır Yüce Allah. Kendinizi güttürmeyin buyurmaktadır Yüce Allah.

Bu gütme görevi, çoban olma görevi Muhammed nebiye verilmiyor. Çünkü toplum için iyi bir şey değil. Yüce Allah yarattıklarını bilmez mi? Bizler için yöneticiler tarafından güdülmek hayırlı olsaydı bu ayet farklı olurdu sanırım. Ancak Yüce Allah o şekilde buyurmamış. Müminlerin kuzular gibi olmasını, güdülmesini istememiş ve bu ayeti göndermiş.

Öyle ise bize düşen görev başımıza bizi güdecek yöneticiler aramamamız ve kuzu sürüleri gibi davranmamamızdır.

Bir toplumun gücü bireylerin her birisinin sahip olduğu güç ile orantılıdır. Güdülen bir toplum gelişemez. Bir çoban, köpekleri ile birlikte bir kuzu sürüsünü istediği yere götürdüğü gibi topluma çobanlık yapan bir diktatör de toplumunu dilediği yöne ve yere götürür. Toplum çobanın aklı kadar ilerleyebilir. Bütün bir toplumun kaderi bir insanın/veya bir zümrenin eline asla bırakılamaz. Asla bırakılmamalıdır. Ancak toplumdaki her bir birey düşünerek (kuzu olmayarak) kendi toplumuna katkı sağlarsa, yönetime katkı sağlarsa toplum daha doğru olan yolu kesinlikle bulur. Çünkü toplumun ortak aklı bir bireyin veya bir zümrenin aklından elbette üstündür. Toplumun kendi kendisini denetleme mekanizması işleyeceği için hata yapılsa bile toplum kısa sürede bu hatayı görüp tekrar düzelme yönüne girecektir. Toplumu oluşturan yüz binlerce/milyonlarca akıldan bazıları mutlaka hatalı yolu görecek ve toplumu uyaracaktır.    

Bu ayetten benim anladığı en önemli şey şudur; toplum kendisini yönetmelidir. Toplum içinde yaşayan insan sayısı az ise bir araya gelerek kararları kendileri alabilirler. Ancak toplumun sayısı artıkça yönetimsel zorluklar olacaktır. Bu nedenle tüm toplum kendilerini yönetecek olanları belirlemelidir. Bu belirleme özgür olarak yapılmalıdır. Bu belirlemenin herkese açık olan bir seçim ile yapılması gerektiği açıktır. Böylece toplumdaki her bir birey kuzu olmayacak, yönetimi belirleme şansına sahip olacaktır. Yöneticilerin sayısı toplumun ihtiyacına göre değişebilir. Seçilen bu yöneticiler de kuzu olmayacaktır. Yani başkalarının yönetimine girmeyeceklerdir. Yani kuzu olma, birisi tarafından güdülmek her basamakta yasaklanıyor.

Bu şekilde bir sistem kurulduğunda toplumun ortak aklı devreye girecek, tek bir bilgisayar yerine milyonlarca bilgisayarın birbirine bağlanması ile oluşan bir network ağı gibi çok daha doğru kararlar alınabilecektir.

Yöneticilerin görevi toplumu gütmek değildir. Toplum da buna izin vermemelidir. Çünkü toplum bir kuzu sürüsü değildir. Yöneticiler toplumu gözetirler, onlara bakarlar. Gütmeye çalışmazlar. Toplumunu ihtiyacı olan şeyleri ortak akıl bir belirlerler ve topluma hizmet ederler. Yöneticilerin görevi topluma hizmet etmektir. Toplumu gütmek değildir.

Sonuç olarak;

Bu ayeti herkes okumalıdır. Özellikle yeryüzünde yönetici pozisyonunda olan kişiler tekrar tekrar okumalıdır. Toplumu gütmeye çalışanlar, diktatörlük hevesleri olanlar, ‘ben ne dersem o olur’, ‘toplumum için en iyisini ben bilirim’ gibi söylemler yapanlar bu ayet ile çeliştiklerini, Yüce Allah’ın emrine karşı geldiklerini bilmelidirler. Zaten yaptığımız veya yapmadığımız zerre kadar olan şeylerin hesabını ahiret evreninde vereceğiz. Bu hesabı toplumdaki her bir birey de verecek. Hesaptan kaçış yoktur. Yüce Allah bir toplumu kendilerini değiştirmedikleri sürece değiştirmeyeceğini buyuruyor. Bu nedenle; kuzu olmayacağız, kendimizi güttürmeyeceğiz. Kendimiz kuzu olmadığımız gibi seçtiğimiz yöneticilerin de kuzu olmadıklarından (başkalarının emrinde) emin olacağız.

‘Doğrusu Allah değiştirmez bir toplumdakini ta ki değiştirirler kendilerindekini’

En doğrusunu Allah bilir.