Yazdır

113. sure olan Felâk suresinde evrenin/evrenlerin yaratıcısı-programcısı ve efendisi olan Rabbe hangi durumlarda sığınılacağı bize bildiriliyor. Ayrıca Nas suresinde sığınılması gereken şeyler ek olarak veriliyor. Detaylı okuma için;

Evrenin/evrenlerin yaratıcısı-programcısı ve efendisi olan Rabbe hangi durumlarda sığınılacaktır? Nas suresi

Yüce Allah 113:1 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

6224|113|1|قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ

Kul euzu bi rabbi l-felak.

De ki: “Sığınırım yarılışın Rabbine”

 

(أَعُوذُ) euzu kelimesi kökü (عوذ) korunmak için aranmak (to seek the protection), sığınmak (refuge) anlamındadır.  Hans Wehr 4th ed., page 768 (of 1303)

(ٱلْفَلَقِ) l-feleki kelimesi kökü (فلق) yarmak-ayırmak (split-cleave-rive), yırtmak (tear), şafak (dawn) anlamındadır.  Hans Wehr 4th ed., page 851 (of 1303).

l-feleki kelimesini sadece şafak (sabahın aydınlanması) olarak anlamak ayetin mesajını kesinlikle tam olarak yansıtmaz. l-feleki kelimesinin öz anlamı düşünüldüğünde bu ayette çok büyük bir mucize ortaya çıkar. Bu kelimenin anlamı yarmak-yırtmak-ayırmaktır. Yüce Allah’ın evrendeki her şeyi ama her şeyi yararak-ayırarak yarattığını çok iyi biliyoruz. Evrenin yaratılış anı olan Big Bang (Büyük Patlama) ile evren yarılmış ve tek bir noktadan ortaya çıkmıştır. Evrenin ilk enerjisi yarılarak temel 4 kuvveti oluşturmuştur. Şu an içinde yaşadığımız evrenimizde hemen hemen her şeyin yarılarak çoğaldığını gözlemliyoruz. Canlı organizmaların bölünmesi (mitoz bölünme, mayoz bölünme, bakterilerin bölünmesi vb.), DNA’nın yarılıp ayrılması gibi örnekler yaratıcının yararak-ayırarak yaratmasına örnek gösterilebilir.  

Zaten bir sonraki ayette yaratılmaya bir işaret vardır.

Yüce Allah 113:2 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

6225|113|2|مِن شَرِّ مَا خَلَقَ

Min şerri ma halak.

Şerrinden ne yarattıysa.

 

113:2 ayetinde Yüce Allah’ın yarattığı her ne varsa hepsinin şerrinden Yüce Allah’a sığınmak gerektiği ortadadır. İnsanoğlunun görevi erdemli bir yaşam sürmektir. İnsanoğlunun başına bazı musibetler Yüce Allah tarafından gönderilecektir. İnsanoğlu bu musibetlerin bazıları ile başa çıkabilir. Ancak başa çıkamayacağı veya zorlanacağı musibetler de olabilir.

Örnek;

Covid 19 virüsü Yüce Allah’ın yarattığı bir organizmadır. İnsanlara büyük zararlar verir ve Yüce Allah’ın bir sınav aracıdır.

Yüce Allah’ın yarattığı şeylerden kaynaklanabilecek olan kötülüklerden-şerlerden yaratmayı programlayan, yaratmanın efendisi olan Rabbe sığınmak gereklidir.

 

Yüce Allah 113:3 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

6226|113|3|وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ

Ve min şerri gasikın iza vekab.

Ve şerrinden karanlığın çöküp-karardığı zaman.

 

(غَاسِقٍ) gasikin kelimesi kökü (غسق) karanlık (dark), Ay’ın tutulması nedeni ile kararması (Moon became black and dark), gözlerin kararması-kör olması (his eye became dark), gecenin karanlığı (darkness of the night) anlamındadır. Lane's Lexicon, page 2313 (of 3039)

(وَقَبَ) vekabe kelimesi kökü (وقب) çökük-batmış (to be sunken), kasvetli-umutsuzluk (gloomy), oyuk-çukur (hollow), karanlık olmak (be dark) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1274 (of 1303) ve Steingass, page 1225 (of 1241)

Çok net bir şekilde anlaşılır ki ayette karanlığa ve onun iyice yoğunlaşarak kararmasına vurgu vardır. Karanlık aydınlığın ve ışığın kaybolduğu anda başlar. Kuran’da gece (‘leyl’) ve akşam (‘işa’) kelimeleri ayrı kelimeler olarak zikredilmiştir. Ayetteki (غَاسِقٍ) gasikin kelimesini sadece gece olarak anlamak ayetin mesajını tam olarak yansıtmaz. Ayette karanlığa (ışıksızlığa) ve onun yoğunlaşmasına bir vurgu vardır.

113:3 ayeti her türlü karanlıktan Yüce Allah’a sığınmak gerektiğini bize bildirir.

Bu karanlıklar neler olabilir?

Bu karanlıklar artırılabilir.

 

Yüce Allah 113:4 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

6227|113|4|وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ

Ve min şerri n-neffasati fi l-ukad.

Ve şerrinden bağlaşmalara-antlaşmalara tükürüp-üfleyerek geçersiz kılanların.

 

(ٱلْعُقَدِ) l-ukad kelimesi kökü (عقد) bağlamak-birleştirmek-kaynaştırmak (knit-join), düğümlemek (knot), bağlamak (tie), bir araya getirmek (put together), bağlam (junction), kenetleme (locking) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 734 (of 1303)  

(ٱلنَّفَّٰثَٰتِ) n-neffasati kelimesi kökü (نفث) tükürmek (spit), boşaltmak (discharge), öksürmek (cough out), öksürerek çıkarmak (expectorate), fışkırtmak-püskürtmek-bir yılanın zehrini tükürmek (squirit out), nefes vermek (exhale), üfleyerek söndürmek (puff out), ses çıkarmak-söylemek (voice), seslenmek (utter), kadınların ipleri düğüm yapıp onlara tükürüp üfleyerek büyü yapması anlamındadır.   

113:4 ayeti çoğunlukla ipler üzerine yaptıkları düğümlere üfüren-tüküren üfürükçü-büyücü kadınların şerrinden olarak çevrilmektedir. Bu ayeti hurafeler ile iç içe geçmiş olan kelime anlamları açısından anlamak yerine daha akılcı anlamak mümkündür. (ٱلْعُقَدِ) l-ukad kelimesi çoğuldur. Birşeyleri bağlamak-düğümlemek-birleştirmek anlamı ana anlamıdır. Bu nedenle her türlü yapılan antlaşmalar, sözleşmeler, birliktelikler, söz vererek birleşmeler yani bağlaşmalar, akidleşmeler (kelimenin kökünden Türkçemize geçmiştir.) bu kelime anlamına dahildir.  

Ayette şerrinden sığınılacak olanlar işte bu bağlaşmaları-akidleşmeleri gizlice, saklı şekilde bozanlardır. Açık şekilde bozulduğunda zaten bir kişi gerekli önlemleri alacaktır. Ancak akidleşmenin bozulduğunu bilmeyen bir kişi zor durumdadır ve akidleşmenin bozulması nedeni ile oluşacak zararlardan habersiz bir şekilde sanki akidleşme devam ediyormuş gibi habersiz hayatına devam edecektir.

Örnek olarak;

İki kişi arasında bir iş antlaşması yapılmış olsun. Kurallar belirlenmiş ve harcamaların nasıl yapılacağı, kazancın nasıl paylaşılacağı belirlenmiş olsun. Bu şahıslardan bir tanesi akidleşmeye uyuyor gibi gözükse de saklı ve gizlice bu akidleşmeye uymamaktadır. Yalan beyanlar ile harcama yapmakta ve haksız kazanç sağlamaktadır. İşte bu örnek bağlaşmaları-akidleşmeleri gizlice, saklı şekilde bozanlara iyi bir örnektir.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Barış antlaşmalarını gizlice bozanlar, evlilik akdini gizlice bozanlar örnek olarak verilebilir.

 

Yüce Allah 113:5 âyetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

6228|113|5|وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

Ve min şerri hasidin iza hased.

Ve şerrinden bir hasetçinin haset ettiği zaman.

 

(حَاسِدٍhasidin ve (حَسَدَhased kelimesi kökü (حسد) kıskanmak-haset etmek (envy), kin-garaz (grudge) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 207 (of 1303)

113:5 ayetinde Yüce Allah bize haset eden bir kişiden Rabbe sığınılması gerektiğini bildiriyor. Kıskançlık, kin, haset ile kalbi dolmuş olan bir kişi gizlice tuzaklar kurabilir. Gizli şekilde haset ettiği kişiyi zarara uğratabilir. Bu nedenle haset eden kişilerden Rabbe sığınmak gereklidir.

Özetle;

Felâk suresinde Rabbe sığınılacak durumlar bildirilmiştir. Bu ayetleri bilinçli bir şekilde, anlaya anlaya okuduğumuzda Yüce Rabbimiz bizim sakınmalarımıza cevap verecektir.

En doğrusunu Allah bilir.