Yazdır

Yüce Allah aşağıdaki 40:11 ve 40:12 ayetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

4142|40|11|قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَمَتَّنَا ٱثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا ٱثْنَتَيْنِ فَٱعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَىٰ خُرُوجٍ مِّن سَبِيلٍ

Kâlû rabbenâ emettenesneteyni ve ahyeytenesneteyni fa’terefnâ bi zunûbinâ fe hel ilâ hurûcin min sebîl.

Dediler: “Rabbimiz! Öldürdün bizi iki kez ve dirilttin bizi iki kez; itiraf ettik günahlarımızı; öyleyse var mı çıkışa herhangi bir yol?

4143|40|12|ذَٰلِكُم بِأَنَّهُۥٓ إِذَا دُعِىَ ٱللَّهُ وَحْدَهُۥ كَفَرْتُمْ وَإِن يُشْرَكْ بِهِۦ تُؤْمِنُوا۟ فَٱلْحُكْمُ لِلَّهِ ٱلْعَلِىِّ ٱلْكَبِيرِ

Zâlikum bi ennehû izâ duiyallâhu vahdehu kefertum, ve in yuşrak bihî tu’minû, fel hukmu lillâhil aliyyil kebîr.

Bu, tek/sadece/yalnız Allah çağrıldığı zaman inkâr edişiniz ve eğer O'na ortak koşulursa inanmanız sebebiyledir; artık hüküm yüce, büyük Allah’adır.

 

40:11 ayetinde cehennemde olan insanlar konuşmaktadırlar. Kitap/arşiv/kayıtlar ortaya konulmuş, nebiler ve şahitler getirilmiş ve hesap görülmüştür. Hiç kimseye zulmedilmez. Her nefse yaptıklarının karşılığı verilir (39:69). Yüce Allah kararını vermiştir. 40:11 ayetindeki işaret edilen kimseler cehenneme girmeyi hak etmişlerdir. Bu kimseler cehennemin kapılarına bölük bölük sevk edilir. Oraya vardıklarında cehennemin kapıları açılır ve bu kapılardan oraya girerler (39:71). İşte cehenneme girmiş bu kimselerin Yüce Allah’a yakarmaları bize bildiriliyor. Bu kimseler bir çıkış yolu aramaktadırlar. Yüce Allah bu kimselere 40:12 ayetinde neden cehennemde olduklarını söylüyor.

40:12 ayeti çok çok önemlidir. Ölümsüz olarak cehenneme girmek istemiyor isek bu ayeti defalarca anlayarak okumamız gereklidir. Yüce Allah 40:12 ayetinde bu kimselerin cehennemi neden hak ettiklerini, neden cehennemin içinde olduklarını açık ve net bir şekilde bize bildiriyor. Bu kimseler dünya hayatlarında tevhid inancında değillermiş. Yani sadece/tek/yalnız Allah çağrıldığında bunu inkâr etmişler. Kısacası sadece Allah’ı çağırın denildiğinde buna yanaşmamışlar, bunu kabul etmemişler. Bu kimselerin dünya hayatında Allah’ı inkâr etmedikleri net bir şekilde anlaşılır. Yani bu kimseler ateist kimseler değildir. Yüce Allah’a iman etmişler ancak Yüce Allah’ın yanında O’na ortak olacak kişiler edinmişler. Yüce Allah’a şirk koşmuşlar.   

Yüce Allah’a ortak koşmak, şirk günahını işlemek nedir?

(يُشْرَكْ) yuşrak kelimesi kökü (شرك) paylaşmak (share), katılmak-pay almak (participate), partner-ortak (partner), eşlik etmek (associate) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 547 (of 1303)

Türkçeye şirk koşmak olarak geçmiştir.

Yüce Allah’ın hükmüne, Yüce Allah’ın yetkisine, Yüce Allah’ın karar vermesine, Yüce Allah’ın kelimelerine/sözlerine Yüce Allah’ın astlarından şeyleri/kişileri ortak etmektir. Çok kısa özetlemek gerekirse; bazı kişileri/şeyleri Yüce Allah’ın yetkisine ortak etmek, pay sahibi yapmaktır.

Yüce Allah’a ortak koşan kimselere müşrik denir. Kuran’da Mekkeli müşriklerin özellikleri bize detaylı bir şekilde anlatılıyor. Bu kimselerin Yüce Allah’ı inkâr etmediklerini kesin olarak biliyoruz. Yüce Allah’a iman ediyorlar. Ancak problem bu değil. Sorun Yüce Allah’ın yanında O’na ortak koşmaları. Onlar bunu Lat, Uzza, Menat gibi kendi yaptıkları putlar aracılığı ile yapıyorlardı. Gökleri ve yeri bu putlar yarattı demiyorlardı. Yüce Allah yarattı diyorlardı. Bu putları ise Yüce Allah’ın ortakları olarak görüyorlardı. Onlara da dua ediyorlardı.

Müşrikler sadece Mekke’de yaşadı ve öldüklerinde dünya üzerinden yok oldular demek elbette söylenemez. Kuran’ın büyük bir kısmı müşrik kimseleri uyaran ayetlerle doludur. Kıyamete kadar her an ve her yerde müşrik insanlar olacaktır. Günümüzde Yüce Allah'a ortak koşulan şeyler değişti. 

Günümüzde müşrikler kimlerdir?

Şefaat konusu çok önemli olduğu için daha detaylı incelemeyi mutlaka okumanızı öneririm.

Şeytanın en büyük tuzağı: Şefaat aldatmacası. Şefaatin ne olduğunu kutsal kitabımız Kuran’ımızdan öğreniyoruz.

Yüce Allah’a şirk koşmamak nedir?

Sadece Kuran’ı anlayarak okumak ve sadece Kuran’a uymaktır. Kuran haricinde hiçbir şeyi dinde kaynak edinmemektir. Sadece Yüce Allah’ı çağırmaktır. O’na dua etmektir. Sadece Yüce Allah’tan alçala alçala istemektir. Resûlleri yarıştırma çabasına girmemektir. Resûllere Yüce Allah’ın sıfatlarını vermemektir. Şefaatin sadece Yüce Allah'a ait olduğunu bilmektir. 

En doğrusunu Allah bilir.