Yazdır

20:53 ve 20:55 ayetlerinde Yüce Allah şu şekilde buyurmaktadır.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

2399|20|53|ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ

Ellezi ceale lekumul arda mehden ve seleke lekum fiha subulen ve enzele mines semai maa, fe ahrecna bihi ezvacen min nebatin şetta.

O ki yeryüzünü (Dünya gezegenini) sizin için yaşanılır kıldı, sizin için onda yollar açtı, gökten bir su indirdi ve nitekim onunla çeşit çeşit bitkiler çıkardık.

2401|20|55|مِنْهَا خَلَقْنَٰكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ

Minha halaknakum ve fiha nuidukum ve minha nuhricukum tareten uhra.

Ondan sizi yarattık, yine oraya döndürürüz ve ondan sizi çıkarırız başka bir tekrar.

 

20:55 ayetinin detaylandırılması;

# Kelime Anlam Kök

1

minha

ondan

 

2

haleknakum

sizi yarattık

خلق

3

ve fiha

yine oraya

 

4

nuiydukum

döndürürüz

عود

5

ve minha

ve ondan

 

6

nuhricukum

sizi çıkarırız

خرج

7

taraten

bir tekrar

تور

8

uhra

başka

اخر

 

(أُخْرَىٰ) uhra kelimesi kökü (اخر) başka (another) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 10 (of 1303)

(تَارَةً) taraten kelimesi kökü (تور) bir şeyi tekrarlı yapmak (to do a thing repeatedly) anlamındadır. Steingass, page 194 (of 1241)

 

7:24 ve 7:25 ayetlerinde Yüce Allah şu şekilde buyurmaktadır.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

978|7|24|قَالَ ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

Kalehbitu ba'dukum li ba'dın aduvv, ve lekum fil'ardı mustekarrun ve metaun ila hin.

Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

979|7|25|قَالَ فِيهَا تَحْيَوْنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ

Kale fiha tahyevne ve fiha temutune ve minha tuhrecun.

Dedi: ‘Orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve ondan çıkarılacaksınız’

 

7:25 ayetinin detaylandırılması;

# Kelime Anlam Kök

1

kale

dedi

قول

2

fiha

orada

 

3

tehyevne

yaşayacaksınız

حيي

4

ve fiha

ve orada

 

5

temutune

öleceksiniz

موت

6

ve minha

ve ondan

 

7

tuhracune

çıkarılacaksınız

خرج

 

Yüce Allah’ın yukarıdaki ayetlerinden şunları anlarız;

 

Şimdi ayetler eşliğinde incelememize geçelim.

20:55 ayetindeki 'taraten uhra' (bir tekrar başka) tamlaması çok önemlidir. Açıkça anlarız ki  insanoğlunun evrim süreci ile Dünya gezegeninden yaratılması tekrar edecektir. Ancak bu başka, farklı bir tekrar olacaktır. Bu da bu tekrarın bu Dünya'da değil ahiret evrenindeki Dünya benzeri bir gezegeninde olacağını düşündürür.   

20:55 ve 7:25 ayetlerinde bizim için büyük bir ipucu daha vardır . Bu da kullanılan edatlardır.

Yüce Allah (‘fiha tehyevne’, orada yaşayacaksınız), hemen ardından (‘ve fiha temutune’ ve orada öleceksiniz) buyurmuştur. ‘fiha’ edatı bizim için önemlidir ve ‘orada’ anlamı verir. Ancak sonrasında Yüce Allah (‘ve minha tuhracune’ ve ondan çıkarılacaksınız) buyurmuştur. Bu kez ‘fiha’ edatı yerine ‘minha’ edatı kullanmıştır. ‘Minha’ edatı ‘ondan’ anlamı verir. Yüce Allah aynı ayette önceki kullanımı olan ‘oradan’ kullanmış olsa idi tekrar edecek olan başka dirilişin de üzerinden oluştuğumuz, üzerinde öldüğümüz bu Dünya gezegeninde olması düşünülürdü. Ancak Yüce Allah çok ince bir mesaj vermiş görünüyor. (‘ve minha tuhracune’ ve ondan çıkarılacaksınız) anlamı üzerindeki şu an yaşadığımız Dünya gezegenine değil, onu oluşturan maddeye, atomlara bir göndermedir. Üzerinde yaşadığımız bu Dünya yerine ahiret evreninde yeni oluşturulan, Dünya maddeleri gibi maddeler içeren bir gezegende çıkacağımızı düşündürür. Ahiret evrenindeki şu an içinde yaşadığımız Dünya gezegenine benzeyen bir gezegenin atomlarından tekrar , başka-farklı bir evrim süreci ile oluşacağımızı düşündürür.

Ayrı bir nokta ise Kuran'ın ne kadar tutarlı olduğudur. Edatlar farklı ayetlerde o kadar özenli ve tutarlı kullanılmıştır ki Kuran'ın Yüce Allah katından olduğuna büyük bir delil sunar. 

 

Yüce Allah insanoğlunu Dünya gezegeninden nasıl yarattı? 

Aşağıdaki ayetlerde Yüce Allah’ın Dünya gezegeninden, gezegendeki atomlardan yararlanarak insanı evrim süreci ile nasıl yarattığı görülmektedir. Dikkatli incelendiğinde;

71:17 ayetinde 'minel ardı' geçmektedir ki 'yerden (Dünya gezegeninden)' anlamındadır. 'minel' edatı ile yapılan bu vurgu yere (Dünya gezegenine) değil, yeri oluşuran maddelere, atomlaradır

  

Yüce Allah 71:14, 71:17 ve 71:18 ayetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

5431|71|14|وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا

Ve kad halakakum etvara.

Halbuki o sizi evrelerden geçirerek yarattı.

5434|71|17|وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًا

Vallahu enbetekum minel ardı nebata.

"Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi."

5435|71|18|ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا

Summe yuidukum fiha ve yuhricukum ihraca.

Sonra sizi ona (yere-Dünya'ya) döndürecek ve sizi tekrar çıkaracaktır.

 

Detaylı inceleme aşağıdaki linkten okunabilir. 

Kuran ve evrim: ‘O sizi evrelerden geçirerek yerden (Dünya’dan) bir bitki (gibi) bitirdi’

 

Ahiret evrenindeki Dünya benzeri yaratılacak olan gezegene en büyük işaret;

Aşağıdaki ayetten net bir şekilde anlıyoruz ki içinde yaşadığımız evren yok olacaktır. Yeni oluşacak olan ahiret evreninde yine atomlar olacak, dünya benzeri gezegenler oluşacaktır. İşte bu ahiret gezegenlerinden bir tanesinin atomlarından tekrar oluşacağız. Yüce Allah’ımızın huzurunda bulunacağız.

Yüce Allah 14:48 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1796|14|48|يَوْمَ تُبَدَّلُ ٱلْأَرْضُ غَيْرَ ٱلْأَرْضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ

Yevme tubeddelul ardu gayrel ardı ves semavatu ve berezu lillahil vahıdil kahhar.

O gün; yer başka bir yerle değiştirilir. Gökler de başka göklerle. Ve onlar; Vahid ve Kahhar olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.

 

Bir başka ayette açıkça görürüz ki dirilişin olduğu evrendeki gezegen tıpkı şu an üstünde yaşadığımız Dünya gezegeni gibi maddeden yapılacaktır.

4:42 ayetinde Yüce Allah şu şekilde buyurmaktadır.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

535|4|42|يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَعَصَوُا۟ ٱلرَّسُولَ لَوْ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلْأَرْضُ وَلَا يَكْتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثًا

Yevmeizin yeveddullezine keferu ve asavur resule lev tusevva bihimul ard. Ve la yektumunallahe hadisa.

O Gün, kafirlik edenler ve resule isyan edenler yerle bir olmayı arzularlar ve hiçbir sözü Allah'tan gizleyemezler.

 

Allah'ı ahirette gözlerimiz ile görebilecek miyiz?

Benim kişisel görüşüm; Ahiret hayatında da Yüce Allah’ı gözümüzle göremeyeceğiz. O kadar yüce bir varlığı maddeden oluşmuş yapıların görmesi mümkün değildir. Ancak Yüce Allah yeni oluşturulan bedenlerimizde farklı bir duyu organı yaratabilir. Güneş’in sıcaklığını nasıl derimizle hissediyoruz, Güneş’i göremesek bile onun ısısından orada olduğunu biliyoruz, Yüce Allah bilincimizin eşleştiği yeni bedenimize onun varlığını hissedeceğimiz bir organ yerleştirebilir.

En doğrusunu Allah bilir.